11/28/2011
Permalink
11/28/2011
Permalink
11/28/2011
Permalink
Olmuyor böyle. Kendimi mutlu etmek için her şeyi yapıyorum ama, olmuyor. Ne kadar arınırsam arınayım, içimde bir yerlerde sıkıntılarımın kırıntısı kalıyor. Ah yeniden doğsam, yeniden başlasam hayata, her şeye, herkese… Şu ana kadar pek az ‘imkânsız’ damgası vurdum her şeye; ama görüyorum ki gerçekten imkânsız şeyler varmış. Bana kendimi iyi hissettiren şarkılardan bile artık keyif almıyorum, alamıyorum. Yapmayı istediğim çok şey var, hayalini kurduğum. Hepsi de olanaklı şeyler. Dişini sık derler bazı şeyler için; fakat ben dişlerimi öyle bir sıkıyorum ki yakında tavşan gibi gezeceğim ortalıkta. Sürekli havuç yiyip bitkisel hayata girerim artık. Gerçi havuç diyabetli hastalar için pek mümkün değil ama, olsun. Marul yerim o zaman ben de. Boşverin, okumayın, saçmalamadım. Yalnız rahatladım da…
11/25/2011
48.167 yorum
Permalink
Bunları görünce hep peri tozları gelir aklıma. Bir zamanlar astronom olmayı hayal eden birisi için cidden büyüleyici cinsten. Beni böyle bir hayaldan mahrum bırakanlara kızmıyorum ama, seçtiğim tercih ne olursa olsun aklım hep bu muazzamlıkta kalacak… Dünya’ya yeniden gelebilmek diye bir şey olsaydı, ve gelecek olsaydım, belki bu kadar yanmazdı içim. Yeniden geldiğimde bu hayali gerçekleştiririm diye. Lâkin insan olarak gelememek de var işin içinde. Saçmalamadım, bazen olur, herkese olur, değil mi?
11/6/2011
Permalink
Unuttum sana yazdığım mektubun altına adımı yazmayı: Belki hatırlarsın beni, senin çok eski bir casusunum aldattığın.
And the tears come streaming down your face
When you lose something you can’t replace
(epicdirection gönderdi)
10/17/2011
Permalink
10/17/2011
Permalink
10/17/2011
Permalink
10/17/2011
Permalink
10/17/2011
Permalink